Kurumsal

KURULUŞUMUZ

Ne oldum demeyeceksin; Ne olacağım diyeceksin. Hayaller kuracak, o hayallerin peşinden gidecek,
daima yeni ekmek tekneleri kuracaksın.

Kızılıncı’nın hikâyesi; emeğin, üretimin ve köklü değerlerin nesilden nesile taşınmasıyla başladı. Geleneksel dokuma kültüründen ilham alan markamız, geçmişin birikimini modern yaşamın ihtiyaçlarıyla buluşturarak kaliteli ve zamansız ürünler üretme hedefiyle yola çıktı.

Kurulduğumuz ilk günden bu yana dürüstlük, kalite ve sürdürülebilir üretim anlayışını temel ilkemiz olarak benimsiyoruz.

Her ürünümüzde detaylara verdiğimiz özen, doğal malzemelere duyduğumuz saygı ve estetik anlayışımız kendini gösterir.


Kızılıncı olarak amacımız yalnızca ürün sunmak değil; yaşam alanlarına sıcaklık, karakter ve anlam katmaktır. Gelenekten aldığımız ilhamı çağdaş tasarım anlayışıyla harmanlayarak, uzun yıllar kullanılabilecek özgün koleksiyonlar oluşturuyoruz.

Bugün, ilk günkü heyecanımızı koruyarak üretmeye, gelişmeye ve müşterilerimizle güçlü bir bağ kurmaya devam ediyoruz. Çünkü biz, her ürünün bir hikâye taşıdığına inanıyoruz.

YÖNETİM KURUCUMUZ

Mevlüt İncitme: Demirin İçinde Büyüyen Bir Çocuktan, Sistemler Kuran Bir Girişimciye

Bazı insanlar başarıya hazır şartlarda doğar. Bazıları ise hayatın en sert dönemlerinde kendi yolunu açmak zorunda kalır. Mevlüt İncitme’nin hikâyesi, ikinci gruba ait bir yolculuktur; zorluklarla başlayan, mücadeleyle şekillenen ve zamanla sistemler kuran bir girişimciliğe dönüşen bir yaşam hikâyesi.

Mevlüt İncitme, 7 Eylül 1990 tarihinde Aydın merkezde dünyaya geldi. Bu tarih, Aydın için sıradan bir gün değildi; şehrin kurtuluş günüydü. Mücadele ruhuyla özdeşleşen böyle özel bir günde doğması, yıllar sonra kendi yaşam yolculuğuyla anlamlı bir bağ kuracaktı.

Çünkü onun hayatı erken başladı.

Babası uzun yıllar fabrikada işçi olarak çalıştı. Ancak Türkiye’nin hafızalara kazınan 2000 ekonomik kriziyle birlikte işsiz kaldı. Aile, yeniden ayağa kalkmak için farklı bir yol seçti: sıfırdan başlamak.

Bu yolun adı demircilikti.

2002 yılında bir köyde küçük bir demir doğrama atölyesi açıldı. O dönem Mevlüt İncitme henüz çocuk yaşlardaydı. Ancak çocukluğu uzun sürmedi.

Kendi ifadesiyle:

“Benim oyuncaklarım demirdi.”

Henüz 10–12 yaşlarında kaynak yapıyor, ağır demirlerle çalışıyor ve yetişkinlerin yaptığı işleri öğrenmeye çalışıyordu. Gündüzleri atölyede çalışıyor, bazı geceler yorgunluktan sabaha kadar ağlıyordu. Çocukluk yılları oyun alanlarında değil, atölyelerde geçti.

15 yaşına geldiğinde birçok işi tek başına yapabilecek seviyeye ulaşmıştı. Montajlara kendi gidiyor, araç kullanıyor, büyük ustalarla aynı sorumlulukları üstleniyordu.

17 yaşında ilk trafik kazasını yaşadı.

Hayat onu hızlı büyütüyordu.

Ancak tam o dönemlerde başka bir kapı açıldı:

İnternet.

İnternet kafeyle tanışması içindeki girişimci ruhu ortaya çıkardı. Henüz 17 yaşındayken Aydın’da bir internet kafe devraldı. Artık hayatında iki farklı dünya vardı:

Bir tarafta demircilik…

Diğer tarafta işletmecilik…

Fakat bu da son değildi.

Bir gün işletmenin kartvizitini bastırmak için gelen bir reklamcı, farkında olmadan hayatında yeni bir sayfa açtı.

“Kartviziti neden kendiniz tasarlamıyorsunuz?” sorusu her şeyi değiştirdi.

Mevlüt İncitme ilk tasarımını hazırladı ve böylece Yalçın Demir Doğrama markasının ilk reklam hikâyesi başladı.

Kısa süre sonra yalnızca üretim yapan biri değil, aynı zamanda şirketinin reklam süreçlerini yöneten biri haline geldi.

Grafik tasarıma ilgisi arttı. Reklam sektörüne adım attı. Yeni bir işletme kurdu.

Bir tarafta lise eğitimi…

Bir tarafta aile işi…

Bir tarafta internet kafe…

Bir tarafta reklam ve tasarım…

Henüz genç yaşta birçok kişinin yıllar içinde üstleneceği sorumlulukları aynı anda taşıyordu.

İş hayatına erken atılan Mevlüt İncitme, hayatındaki önemli kararları da erken aldı.

2012 yılında ilk evliliğini gerçekleştirdi. Bu evlilikten iki kız çocuğu sahibi oldu. Hayatın hem iş hem aile tarafındaki sorumluluklarını genç yaşta omuzladı. Ancak zamanla hayat farklı yönlere ilerledi ve 2019 yılında yollar ayrıldı.

2010 yılında vatani görevini tamamladıktan sonra yeniden iş hayatına döndü ve kapı–pencere sistemleri sektörüne yöneldi. Bu süreçte şirket artık Yalçınpen ismiyle yoluna devam ediyordu.

Ancak hayatındaki en önemli kırılma noktalarından biri 2012 yılında yaşandı.

Babasının yaşadığı sağlık problemi nedeniyle şirketi yaklaşık 10 gün boyunca tek başına yönetmek zorunda kaldı.

Ay sonu geldiğinde maaşlar, sigortalar, ödemeler ve sorumluluklar bir anda omuzlarına yüklendi.

Ve ilk kez ciddi şekilde zorlandı.

O gün önemli bir şey fark etti:

Karakaplı defterlerle bu işler sürdürülemezdi.

Askerlik döneminde Excel üzerinde hazırladığı personel takip sistemini hatırladı.

Kafasında tek bir soru vardı:

“Bu sistemi iş hayatına uyarlayabilir miyim?”

Bu soru, onu yazılım dünyasına taşıdı.

İlk denemeler başarısız oldu.

Excel yetmedi.

Ardından web tabanlı sistemlere yöneldi.

Algoritmalar, yazılım mantıkları, süreç akışları ve sistem tasarımları…

Başlangıçta hiç bilmediği bir dünyanın içine girmişti.

2015 yılına kadar süren bu süreç sonunda daha büyük bir hedef ortaya çıktı:

Üyelik tabanlı ön muhasebe ve iş yönetim sistemi.

Böylece Fiyosis doğdu.

Yıllar boyunca veri güvenliği, sistem mimarileri, yazılım ekipleri ve teknik problemlerle mücadele etti.

Projeler beklediği noktaya her zaman ulaşmadı.

Ancak bu süreci başarısızlık olarak görmedi.

Kendi ifadesiyle:

“Yazılım için alaylı bir üniversite okudum.”

Çünkü bu süreç sonunda yalnızca işletmeci değil; sistem düşünen, süreç kurgulayan ve yazılım mantığını anlayan bir bakış açısı kazandı.

2017 yılında Yalçınpen İnşaat Ltd. Şti. resmen kuruldu.

Ancak zamanla e-ticaret, mobilya ve farklı girişimler büyüdükçe mevcut şirket yapısı yetersiz kalmaya başladı.

Yeni bir yapı gerekiyordu.

Yeni isim ise karakterinden doğdu.

Mücadeleci yapısını temsil eden “Kızıl” ile soyadı “İncitme” birleşti.

Ve Kızılinci ortaya çıktı.

2021 yılından sonra şirket hisselerinin tamamını devralarak yoluna tek başına devam etme kararı aldı.

Kolay olmadı.

Ancak zorluklar yeni girişimleri doğurdu.

2022 yılında eDemonte

2023 yılında Demobsan

2024 yılında Yenioda

ve teknoloji tarafında Fiyosis

hayata geçti.

Hayatındaki önemli dönüşümlerden biri ise eğitim alanında yaşandı.

Daha sonra eşi olacak Nilgün İncitme bir gün ona beklenmedik bir soru sordu:

“Sen nasıl olur da lise mezunu olarak kalırsın?”

Bu soru yalnızca eğitimle ilgili değildi.

Yarım kalan bir hedefin yeniden hatırlatılmasıydı.

Yoğun iş hayatı nedeniyle ara verdiği eğitim yolculuğuna 2020 yılında yeniden başladı.

Bir tarafta şirketler…

Bir tarafta yatırımlar…

Diğer tarafta yeniden öğrencilik…

Ve başladığı işi yarım bırakmadı.

Atatürk Üniversitesi Halkla İlişkiler Lisans programını tamamlayarak 2024 yılında mezun oldu.

Bugün Mevlüt İncitme, Kızılinci Grup bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerin ve iştiraklerin kuruculuğunu ve yönetimini sürdürmektedir.

Onun hikâyesi yalnızca şirket kurma hikâyesi değildir.

Bu; çocuk yaşta demirlerin arasında büyüyen bir çocuğun, zamanla üretimi öğrenen, ticareti deneyimleyen, reklamı keşfeden, yazılımı anlayan ve sonunda kendi sistemlerini kuran bir girişimciye dönüşmesinin hikâyesidir.

Ve belki de hikâyenin en güçlü tarafı şudur:

Mevlüt İncitme hazır bir düzen devralmadı.

Kendi düzenini kurdu.

TARİHÇEMİZ

Bizim hikâyemiz de 2002 yılında, bir köyde açılan küçük bir demir doğrama atölyesiyle başladı. Zor şartlar, sınırlı imkânlar ve büyük hayallerle başlayan bu yolculuk; zaman içinde yalnızca üretim yapan bir yapı olmaktan çıkıp, sistem kuran ve farklı sektörlerde büyüyen bir organizasyona dönüştü.

İlk yıllarda demir doğrama ve geleneksel üretim süreçleriyle başlayan faaliyetlerimiz, gelişen ihtiyaçlarla birlikte kapı ve pencere sistemlerine taşındı. Bu süreçte Yalçın Demir Doğrama, ardından Yalçınpen markası doğdu.

Yıllar içinde üretimin yanında reklam, tasarım, dijital sistemler ve teknoloji alanlarında yeni bakış açıları gelişti. İş süreçlerini daha verimli yönetme ihtiyacı, bizi yazılım ve sistem geliştirme alanlarına yönlendirdi. Böylece iş yönetimi ve dijital altyapılar üzerine çalışmalar başladı.

2017 yılında kurumsal yapılanma güçlenirken, sonraki yıllarda büyüyen hedefler ve yeni iş alanlarıyla birlikte yeni bir dönüşüm süreci başladı.

Bu dönüşümün sonucu olarak Kızılinci markası doğdu.

Bugün Kızılinci Grup çatısı altında farklı sektörlerde faaliyet gösteren girişimlerimizle üretim, teknoloji, mobilya, dijital sistemler ve yeni nesil yaşam çözümleri alanlarında çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yolculuğumuz

2002 — Demir doğrama atölyesi ile ilk adım
2008 — Reklam ve tasarım alanına giriş
2010 — Kapı ve pencere sistemleri sektörüne geçiş
2015 — Yazılım ve sistem geliştirme süreçlerinin başlaması
2017 — Yalçınpen İnşaat Ltd. Şti. kuruluşu
2021 — Kızılinci dönüşümü ve yeni yapılanma
2022 — eDemonte
2023 — Demobsan
2024 — Yenioda

Ve yolculuk devam ediyor…

FİNANSAL BİLGİLER

Finansal bilgiler kapsamında sunulan veriler; ödeme, tahsilat, faturalandırma ve mali süreçlerin yönetimi amacıyla kullanılmakta olup, ilgili mevzuata uygun şekilde korunmaktadır.

KIZILİNCİ GRUP İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

– GÜZELHİSAR VERGİ DAİRESİ MÜD./9330660642 –

Mersis:0933066064200001 –

Sicil No:19064

EFELER – Ata Mahallesi 769 Sokak No:5F Efeler/AYDIN –

muhasebe@kizilinci.com.tr – kizilinci@hs01.kep.tr

KIZILİNCİ GRUP SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ –

VAKIFBANK EFELER ŞUBE

(1150) – TR16 0001 5001 5800 7309 2797 45

TOPLUMSAL YATIRIM

Bizim hikâyemiz de 2002 yılında, bir köyde açılan küçük bir demir doğrama atölyesiyle başladı. Zor şartlar, sınırlı imkânlar ve büyük hayallerle başlayan bu yolculuk; zaman içinde yalnızca üretim yapan bir yapı olmaktan çıkıp, sistem kuran ve farklı sektörlerde büyüyen bir organizasyona dönüştü.

İlk yıllarda demir doğrama ve geleneksel üretim süreçleriyle başlayan faaliyetlerimiz, gelişen ihtiyaçlarla birlikte kapı ve pencere sistemlerine taşındı. Bu süreçte Yalçın Demir Doğrama, ardından Yalçınpen markası doğdu.

Yıllar içinde üretimin yanında reklam, tasarım, dijital sistemler ve teknoloji alanlarında yeni bakış açıları gelişti. İş süreçlerini daha verimli yönetme ihtiyacı, bizi yazılım ve sistem geliştirme alanlarına yönlendirdi. Böylece iş yönetimi ve dijital altyapılar üzerine çalışmalar başladı.

2017 yılında kurumsal yapılanma güçlenirken, sonraki yıllarda büyüyen hedefler ve yeni iş alanlarıyla birlikte yeni bir dönüşüm süreci başladı.

Bu dönüşümün sonucu olarak Kızılinci markası doğdu.

Bugün Kızılinci Grup çatısı altında farklı sektörlerde faaliyet gösteren girişimlerimizle üretim, teknoloji, mobilya, dijital sistemler ve yeni nesil yaşam çözümleri alanlarında çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yolculuğumuz

2002 — Demir doğrama atölyesi ile ilk adım
2008 — Reklam ve tasarım alanına giriş
2010 — Kapı ve pencere sistemleri sektörüne geçiş
2015 — Yazılım ve sistem geliştirme süreçlerinin başlaması
2017 — Yalçınpen İnşaat Ltd. Şti. kuruluşu
2021 — Kızılinci dönüşümü ve yeni yapılanma
2022 — eDemonte
2023 — Demobsan
2024 — Yenioda

Ve yolculuk devam ediyor…

Kızılinci Grup olarak toplumsal yatırımı yalnızca destek projeleriyle sınırlı bir kavram olarak görmüyoruz. Bizim için topluma katkı; istihdam oluşturmak, bilgi paylaşmak, fırsatlar üretmek ve insanların hayatına uzun vadeli değer katabilmektir.

Her güçlü şirketin arkasında güçlü insanlar olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca iş üretmeyi değil, insanların gelişimine katkı sağlayan yapılar kurmayı da sorumluluğumuz olarak görüyoruz.

Kendi yolculuğumuz boyunca zorlu şartların, erken yaşta alınan sorumlulukların ve mücadeleyle kazanılan tecrübelerin hayatları nasıl şekillendirdiğini yakından deneyimledik. Bu nedenle gençlerin, girişimcilerin ve üretmek isteyen insanların önünü açacak projelerin uzun vadede toplum için en değerli yatırım olduğuna inanıyoruz.

İstihdamı artıran, üretimi destekleyen, teknolojiye erişimi kolaylaştıran ve sürdürülebilir gelişimi güçlendiren çalışmalarla yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa etmeyi hedefliyoruz.

Çünkü gerçek yatırımın yalnızca yapılara değil, insanlara yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK


Kızılinci Grup olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir yaklaşım olarak değil; üretimden insan kaynağına, teknolojiden iş süreçlerine kadar uzanan uzun vadeli bir sorumluluk anlayışı olarak görüyoruz.

Bizim için sürdürülebilirlik; bugünü yönetirken geleceği de düşünmek, kısa vadeli çözümler yerine kalıcı sistemler kurmak ve büyümeyi sağlıklı temeller üzerine inşa etmektir.

Faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda kaynakların verimli kullanılmasına, süreçlerin sürekli iyileştirilmesine ve teknolojinin üretime entegre edilmesine önem veriyoruz. Üretim süreçlerinde hata oranlarını azaltan, operasyonel verimliliği artıran ve iş akışlarını dijitalleştiren sistemler geliştirerek yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, yarının ihtiyaçlarına da cevap vermeyi hedefliyoruz.

Sürdürülebilir büyümenin yalnızca ekonomik başarıyla mümkün olmadığına inanıyoruz. Güçlü ekipler, doğru iş ortaklıkları, müşteri memnuniyeti ve güven temelli ilişkiler de sürdürülebilirliğin ayrılmaz parçalarıdır.

Bu anlayışla hareket ederek, yalnızca şirketler değil; uzun yıllar yaşayacak markalar ve gelecek nesillere değer katacak yapılar inşa etmeyi amaçlıyoruz.

Çünkü bizim için başarı, yalnızca bugün ulaşılan sonuçlarla değil; yarına bırakılan değerlerle ölçülür.